7 Aralık 2012 Cuma

latif fotokopi :)

bu gece yatmayacağım sanırım yarın okulda ne yapacaksam :P
facede dolaşırken bizim okulun yanındaki fotokopicinin facesine girdim bi de ne göreyim face not kaynıyor. not dediysem ders notları yani :D çok güldüm ya. geçen sene bu kadar yazmıyordu. tabi bu senekiler bizleri aştılar. bunlar ses kayıtlarını bile birbirlerine vermiyorlarmış, ses kayıtları bile karaborsa olmuş (tabi arada benim de abartmalarım var :D) 
tuhaf oldum ya. aynı sıkıntıları bende çektim ama şu anda başka sıkıntılara yelken açtım. bazı şeyleri geride bırakmadan hayat devam etmiyor. güzel günlerdi diyip geçmek gerekiyor 

I'm forced to fake

bu gecenin cümlesi sanırım bu.niye bu tam acıklayamıyorum ama bu. 
niye böyleyim hala çocuğum sanırım en ufak şey moralimi bozuyor.

6 Aralık 2012 Perşembe

yakında gelecekler :)

güya netteyim ama oturup düzgün yazı yazmak zor geliyor ama en kısa sürede yazacağım yazılar var. böyle yapayım da bari yazmak için kendimi teşvik edeyim :D
ilk önce iki tane diziden bahsedeyim. tabi ben yazana kadar üç dört olmaz bu dizilerin sayısı. biri izleyeli iki hafta oluyor sanırım. çevisini çok beklediğim ama yazmaya üşendiğim rich man poor woman adlı japon dizi.
diğer dizimiz de herkesin bildiği ama benim herkes biliyor zaten çok duydum diyip izlemediğim ve netim yokken(bu hafta üç gün net yoktu evde) izlediğim my girlfriend is a gomiho. 
gelelim kitaplara: iki cami arasında aşk. baya eleştiri yazısı olacak bu. diğeri de hala okuduğum ve çok beğendiğim uçurtma avcısı.
sonracığıma taaa ne zaman yazdığım dubrovnik yazısından sonra artık şu balkanlarla ilgili diğer ülkeleri de yazıp bitirmek ve inşallah yeni ufuklara yelken açmak :) tabi öğretmen nasıl olacaksa. şu anda yatıp uyumam  gerekiyor mesela yarın sabah dersim olduğu için. öğrenciliği sevmem ama şu istediğin zaman okula gitmeme ne güzelmiş ya. şimdi istersen gitme. konular kalıyor sonra yetiştireceğim diye kendini parala. öğretmenlerin neden hep okula geldiklerini anlıyorum şimdi :)
böyle işte. sıkıntımı attım biraz bunları yazınca ;)) 

livemocha

çok karışık duygular içerisindeyim. yazıp sildim yazmaya çalıştım  yine vazgeçtim. ama yazmalıyım sanki bu gece. birşey yazmalıyım. derken bu gün öğrendiğim bu site takıldı gözüme. dil öğrenmek için hazırlanmış sitelerden biri. böyle sitelerin etkili olduğu daha önceden duymuştum.  hemen kayıt yaptırdım. en kısa sürede başlayacağım ingilizce ile. aslında arapça da var aklımda da onun üzerine düşünce hatırlarım ve pratik yapmam lazım ona. niyeyse ingilizce öyle gelmiyor şimdilik. yabancı müzik dinelrken ne söylediklerini öğrenmek için başlıyorum. bi de arapça ile haşır neşirim zaten.

2 Aralık 2012 Pazar

dinamik fizikmiş :P

geçen sene kendi tezimi araştırmaktan bıkmış biri olarak bu gün geçmişi tazeledim resmen. kardeşimin ödevi varmış konu dinamik fizik veya fizik dinamik gibi birşeydi. newton yasaları ile alakalı birşeymiş. 
benim gibi sözele gömülmüş birisine böyle  bir konuyu araştır denirse o da konunun adını bile bilmeden araştırma yapar işte :DD
geçen sene kendi konum için bir dolu internet sitesi keşfettiğim için kardeşi,m benden yardım istedi. iyiki de istemiş. bi dolu site buldum çünkü :) he asıl konuyu bulabildim mi hayır ama bu kadar sitenin içinden de bi zahmet kendi bulsun. 
bu kadar bulmuşken buraya da eklemek istedim siteleri.
bloğun adı işte bu yüzden benden herşeyden dünyadan :) ne çıkacağı belli olmadığından :D

bugün ne kadar araştırma yaptım yaa :) hem okul için hem kardeşim için başım ağrıyor artık bilgisayar başında durmaktan. 

müzik ve ben

ben müziği her durumda dinleyebilirim genelde. ama en çok da içimdeki sesi bastırmak için dinlerim sanırım.
öğrencilerimden birisi müzik dersine karşı çıkmış, bana da bi kitap getirdi orada yazıyor öğretmenim, dinlememiz gerekiyor dedi. bende o anda bi dolu çocuk başımda ne amaçla söylediğini pek anlamadan sadece üstün körü açıklamada bulunmuştum. sonradan anladım ki müzik dersinde şarkı söylememek içinmiş o kitap. sonra müzik öğretmeninden öğrendim bunu. açıkladım tabi anlayacağı bir şekilde daha sonra. ne kadar anladı tabi bilemiyorum.
okuduğum kadarıyla müziğin neye hizmet ettiği önemli. eğer müzik seni kötü düşüncelere götürüyorsa evet dinlenmemesi ve yapılmaması gerekir. mesela ben öyle müzikler dinlerim ki o müzik beni çalışmaya teşvik eder. içimden geçen kötü duyguları bastırır. çok sinirli olduğumda son ses dinlerim ki o sinirli anım geçsin. aklımda dönüp durmasın saçma düşünceler.
mesela şu anda da öyle bir andayım. son ses müzik dinliyorum ve aklımda olmaması gereken düşünceleri uzaklaştırmaya çalışıyorum. bastırıyorum bi anlamda nefsimi.


bu ikisini dinliyorum şu anda. düşünmemek için. işime konsantre olmak için.


geçmiş öğretmenler günüm kutlu olsun :D

biliyırum bunu yazmak için bayaaa bir geciktim ama resimleri bilgisayara yeni yükledim bu yüzden ancak yazabiliyorum. tabi üzerine can sıkıntı da eklenince hiçbir şey yazasım gelmiyor.
bu geçen cuma verilen ilk hediyem. sabah daha öğretmenler odasına girmeden heyecanla bunu getirdi öğrencim çok mutlu oldum.
bu gül de annemden. çok güzel kokuyordu hala kurumuş hali masamda :)

 bu da okulda müdür beyin hazırladığı bi kutlama. çok süpriz oldu. öğrencileri de ayarlamış. tam bize bir seminer var onu okuacağım diye bu kağıtları okumaya başladı ki öğrenciler hemen ellerinde kocaman güzel bir pasta ile öğretmenler odasına girdi. çok güzeldi. daha sonra müdür bey o okuduğu kağıtları böyle kartona yapıştırdı.
bu da hediyelerden biri. içinde eşarp vardı. size en uygun hediye bu olur dediler. :)
üsttekiler cuma günkü hediyeler. öğretmenler günü cumartesiye denk gelince bi hafta kutlama yaptık resmen. ilk önce ilk öğretmenler günüm niye böyle oldu diye üzülmüştüm ama bi hafta kutlama olunca iyi de oldu yani :))

bu çiçek de pazartesi günkü süprizden :) okulun en yazamaz en hocasına göre şekil alan sınıfından. erkek öğretmenlere süt dökmüş kedi ama bayan öğretmenlere gelince tam bir canavarlar. işte kendilerini af ettirmek için her öğretmene çiçek yaptırmışlar.
bu papatyalar da iki kız öğrencimden. çiçek gibisiniz dediler :))
daha başka hediyeler de var aslında ama fotoğrafını çektiklerim bunlar. özellikle öğretmene kalem hediye dilir ya. ben hediye edilen kalemlerden koleksiyon yapmaya karar verdim :) bakalım öğretmenlik hayatım boyunca kaç kalemim olacak. şimdilik 3 tane. 
arkadaşlar kucak dolusu hediye ile gelmişler evlerine. benim o kadar çok olmadı. tabi öğrencilere düşük notlar verip üzerine de soğuk davranınca (yapım öyle ne yapayım) sonuç böyle oldu. ama olsun işimi hakkıyla yapınca hediyenin önemsiz olduğunu anladım. çünkü öğrencilerde biri hediye alınca diğeri de alma diye birşey var. en iyi hediyeyi kim alacak. bunu istemiyorum ben işimi iyi yapayım da gerisi boş. 








Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...