31 Aralık 2012 Pazartesi

yeni yıl!!

herkes yeni yıl yazısı yazıyor e bende yazayım bari. ve şunu da demeden geçmeyeyim. yeni yıla nasıl girerseniz bütün yıl öyle geçermiş :P ben bugün durmadan esniyorum az önce uyuyup uyansam da hala esniyorum yani ben bütün yıl esneyeceğim sanırım :DD
ya çok kötüydüm bugün okulda. 5 sınıflardan ezber alıyorum bi yandan da esniyorum çok kötü oldum bir de bizim 5'ler meşhurlar. tam çocuklar içinde ağır olgun takılan beş altı tane çocuk var yok. ben bir yandan ezber alıyorum onlar da bir yandan gangnam dansı yapıyorlar. kızamıyorum da. çocuklar daha anlamıyorlar ki. ödül ceza gibi yöntemler deniyorum işte. en beğendikleri şey farketmeden ders işlemek :) bir yandan soru çözüyorlar bi yandan oynuyorlar.
neyse 5'lere daldım baya :) asıl konu yeni yıl. çocuklar durmadan soruyor : öğretmenim yılbaşı kutlamak günah mı? yılbaşında hediye almak günah mı? gibi bi dolu soru. ne söyleyeceğimi de şaşırıyorum çünkü bazı öğretmenler yılbaşı çekilişi de yapıyorlar. onlara da ters gitmeden orta yolu bulmak zor. 
en sonunda onların da anlayacağı birşey buldum : hediyeleşmek güzeldir. bunda günah filan yoktur. yılbaşı kutlamak ise yeni bir yıldan iyi dileklerde bulunmak, bunun için dua etmekte bir sorun yok. ancak ince ayrıntısı şu :   peygamber efendimiz diğer dinlerdeki insanlara benzememek için bazı önlemler almıştır. mesela muharrem orucu tutarken tek gün tutmayın ya bir öncesi ya da bir sonrasını da tutun demiş yine saç ve sakalınızı boyayın, diğer dinlerdekilere benzemeyin demiş.işte peygamberimiz böyle demişken şimdi tam yılbaşı günü hediyeleşmek, yılbaşı ağaçları süslemek filan ne kadar doğrudur siz düşünün. 
ama şu da bir gerçek bunlar daha çocuk. bende onların yaşındayken heves yapıyordum. her yerde süsleme yapılıyor, hediyeler alınıyor biz de yaptık. o yüzden çocuklara çok katı davranmak istemiyorum. büyüyünce zaten yapmazlar. 
konuştuğum öğrenciler : öğretmenim yılbaşı ağacı süslediniz mi? bile dedi. siz böyle diyen bir çocuğa sen günah işliyorsun dersen o çocuk dinden uzaklaşmaz mı? onunla konuştuk biraz bu konuyu. aslında o da biliyor yeniyılı kutlayınca birşey olmayacağını ama heves de ediyor. 
böyle küçük şeylerden çocukları dinden uzaklaştırmak olmaz. biraz konuşunca o da anlıyor zaten doğrusunu.
bu arada bana bir öğrencim yenı yıl hediyesi getirdi :) biraz şaşırdım çünkü ben çekiliş filan yapmamıştım sınıflarda. sonra hediyeleşmek güzeldir dedim ve hediyeyi kabul ettim, çocukta mutlu oldu :)
işte hediyelerim :)

e din öğretmenine böyle hediye olur demi :) öğrenciler böyle diyor :)

28 Aralık 2012 Cuma

kaşınmakta : gezmek istiyoooo

şu an resmen kendi kendimi kaşıyorum.balkanlardan arkadaşların facelerine girip oraların resimlerine bakıyorum. sonra dönüp kendi çektiğim fotolara bakıyorum ve de yarın okula gideceğimi düşünüyorum :( 
ne desem evliya çelebi gibi "seyehat ya rasulullah" mı desem ne desem bilemedim :)
diyar diyar gezmek istiyorum, başka sokaklarda başka hayatları izlemek oradan kendi hayatıma pencereler açmak  istiyorum.
sırbistan'da rotamı bulmak istiyorum mesela

bosna'ya kuş bakışı bakıp tophane'yi(bursa) hatırlamak istiyorum mesela

balkan köylerine hayran kalmak istiyorum mesela

çok uzaklara gitmeden(sırbistan) uzakları yaşamak istiyorum veya uzakları uzaklarda yaşamak istiyorum mesela
sarejevo'da "ha bursa ha bosna" demek istiyorum mesela


bosna'nın tarihini, acısını, gerçeğini görüp kendi gerçeğime düşünmek istiyorum mesela
rüyalarımı gerçekleştirmek istiyorum mesela(sırbistan'a gitmeden önce böyle bir yeri rüyamda görmüştüm)
buz gibi gül şerbeti içmek istiyorum mesela, değişik tatlar istiyorum mesela
kısacası görerek şükretmek, hamdetmek istiyorum. en başta da hayırlısını istiyorum.


27 Aralık 2012 Perşembe

hafızlık

liseden bi arkadaşım hafızlığı bitirmiş. 3-4 yıldır uğraşıyordu. biz üni bitirdik o hafızlık. burda kıskançlık yapabilirim dikkat!!!!
lisede çok sorunlu bir kızdı, arkadaşları ile ilk başlarda anlaşamıyordu, arasında bende vardım bu anlaşamayanların. daha sonradan güzel bi arkadaş çevresi oldu. yine lisenin ilk yılı baya bozuk tavırları vardı, daha sonra onlar da düzeldi.
vee şimdi hafız oldu o kız.
burdan ne mi çıkacak. 
1- ben kıskanıyorum, imreniyorum ama o cesareti buluyor muyum kendimde.... ama o tüm o lisedeki olumsuzluklarına rağmen lise bitince buldu mu o cesareti kendinde buldu ve başardı mı başardı.
2- şu anda öğrencilere kızamıyorum çünkü ileride ne olacaklarını gerçekten kimse bilemez. bu arkadaşım gibi ve bunun gibi bi dolu arkadaşım gibi ileride ne olacakları belli değil. o yüzden şimdi onlara ne kadar sinirlensem de çalışmadıkları için ileri de sınıfın en haylazının en başarılı kişilerden olamayacağını kimse garanti edemez. bu yüzden okula çocuğunun durumunu sormaya gelen velilere ne diyeceğimi bilemiyorum. bırak nasıl yaşamak istiyorsa öyle yaşasın desem sınıfta ben çekiyorum onu. çocuğunu sık çalıştır desem o çocuk yine çalışmayacak. ebeveyn korkusu gidince yine eski haline gelecek.. çok karışık ya.

sanırım bu pasta hafızlıkkutlamasından :) facesinde gördüm. tam onu yansıtan bi pasta. demek ki 4 yıldır hala aynı şeyleri seviyor :)

26 Aralık 2012 Çarşamba

ingilizceye başladım

sonunda ingilizceye başladım. 20 gün geçti livemocha'ya kaydolalı ama gelgör ki tembellikten başlamak gelmiyordu içimden. 
hazır canım sıkkınken bu gece hadi dedim başla şuna daha kötü olamazsın herhalde. iyi ki başlamışım üçüncü dersteyim. siteye bayıldım çok güzelmiş, gerçekten etkili olacağa benziyor. bakalım çalışıp göreceğim.
profilim bu. birilikte öğrenelim :)

saklı muu

canım sıkılıyor bugün. aslında hava çok güzeldi, annemle dolaşmaya çıktık fotoğraflar çektim yeniden fotoğraf düzenlemeye başladım ama şu anda hiç enerjim yok. yemek yemek bile istemiyorum.
bana arada olur böyle. uzun zamandır olmuyordu bende kendime şaşıyordum ve beni çok bekletmedi. yine enerjim gitti asık bir surat geldi sebepsiz yere.
belki blog yazarsam bi umut gelir mi diye düşünüyorum.bakalım.
bari bikaç fotoğraf paylaşayım bugünden ve geçen haftaki kardan :)
önce kar diyelim...

okul ile evimin arası çoook yakın :)) çok seviyorum bu durumu.
ve gelelim bugün ki muhteşem güzel sıcak havaya
bu benim düzenlediğim bir resim. netlik yok biliyorum. telden çektiğim için yaktaşınca netliğin gittiğini farkettim ama uzaktan da pek belli olmayacaktı.yine de bu güzel hali.ilk hali bu resmin :)
fotoğraf üzerinde oynamayı seviyorum :) 


ve son olarak gökyüzü ile veda edeyim yazıma 

son dört resimde görülen bacalar termik sanrtalin bacaları. ilk ikisi oturduğum siteden son iki resim de otobüse bindiğim ana caddeden. malesef siteden merkeze otobüs yok, o yüzden ana caddeye çıkıp otobüse biniyoruz.
umarım beğenirsiniz yaşadığım yeri ki ben bayılıyorum yemyeşil orman içinde ;))


19 Aralık 2012 Çarşamba

laiklik ve din

bugün okulda bir sendikanın afişine o kadar sinirlendim ki. Akpyi kötülüyor ve afişte onun yaptığı yatırımlarda 1:sermaye
2:güvenlik
3:diyanet
diye başlıklar dışında eğitim sağlık filan yatırımı yok gösteriliyor. akp gelmeden önce diyanete yardım yoktu ve gerekte yoktu onlara göre. tıpkı din derslerini gereksiz gördükleri gibi.
aynı zihniyet 1940'larda da din derslerini kaldırmıştı. sonra haklın baskısı ile geri getirmek zorunda kaldı ama. 
bu zihniyetler kendilerine hep Avrupayı örnek alıyorlar ya, gidip oradaki durumu görüyorlar mı acaba çok merak ediyorum. Makedonya'da biz kız ve erkek daha yaşları 15-16. parkta neler yapıyorlardı gözlerimizin önünde. A ama bir dakika bu özgürlüktü demi. pardon yanlış söyledim ben. gençler özgürce hayatlarını yaşıyorlardı.iyi peki yaşasınlar özgürce. cehennemi dolduracağım diyor Allah. ve bunu biz önleyemeyeceğiz. çünkü her bireye akıl verdim diyor, o aklı kullanmak onların elinde.
anayasanın laiklik ilkesi gereği kapalı olarak kamuda çalışamazmışız. anlayamadığım şey hukuku bu ülkede yaşayanların iradesi belirlemiyor mu. bu ülkenin en az %95'i müslüman değil mi. peki biz kimin hukukunu yaşıyoruz.her başörtüsüne serbestlik getirilmeye çalışıldığında anayasaya aykırı dendi. peki bu anayasayı değiştirmek niye bu kadar zor. hani halk için hukuk vardı.% 95'i müslüman bir ülkenin halkı demek ki dinini yaşamayı istemiyor.
müslümanlığı geçtim tamam ya bir insanın inancına nasıl böyle deyip karşı gelebiliyorlar. çok merak ediyorum bunu diyenlerin anneleri ananeleri de başörtüsü takmıyor muydu. ya kurtuluş savaşında övünürler analar cepheye mermi taşıdı diye. peki durum ne şimdi.o anaların evlatları kendi analarına bile ihanet eder olmuş. 
sonrada derler bu sistem baştan bozuk. evet bozukmuş demekki ki sizin gibi insanlar yetişmiş ve şu anda bizlere mani olmayı başarıyorsunuz.
ha peki ben ne yapacağım siz beni engelliyorsunuz diye geri mi çekileceğim asla. inadına işimi en iyi şekilde yapıp imanlı, vicdanlı ahlaklı bireyler yetiştireceğim.
daha da yazarım çok doldum da gerek yok fazla söze. anlayan anlar zaten beni.

15 Aralık 2012 Cumartesi

Protect the Boss

geçen sene görmüştüm bu diziyi fakat resminden dolayı güzel değildir diyip izlememiştim. geçenlerde bir bloogda gördüm eğlenceli yazıyordu. eh izleyelim görelim dedim veee gördüm bayıldım. gerçekten çok eğlendim izlerken. tabiki romantik komedi :) 

ve bu dizide kim jae joong oynuyormuş. ilkbaşta çok itici geldi bana. ama ilerleyen bölümde adamın yakışıklılığını karizmasını ortaya döktüler ve jae joong'u sevmeyen biri olarak sevmeye başladım. 
dizinin sonunda düğün sahnesi vardı. kızın gelinliği berbattı. gerçekten koreliler gelinlik işinden anlamıyorlar. kızı dizi boyunca genelde güzel giydirdiler hatta bazı yerlerde bayıldım kıyafetine ama sonda yaptılar yapacaklarını. 

ve dizinin ilk bölümlerinde ne vardı: no eun seol yani başrol kızımız iş bulamayıp tanrıya yalvarır ve her yolu dener, kiliseye gider,camiye gider, başını kapatır, öyle dualar eder iş bulmak için. burasını sevdim. ilk defa böyle bir dizide islam geçti. ayrıca dini nasıl anladıkları da ortaya çıktı. tabi genelleme yapmıyorum ama insanların Allaha nasıl ulaşacaklarını bilmediklerini anlıyorum burdan.
 ve bir yandan da tebrik ediyorum en azından gittikleri yere göre giyinmişler. bizim türkiyede bile hala dizilerde dini bir sahne gösterileceği zaman baş bu kadar kapanmıyor yani.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...